45,9788$% 0.01
53,5839€% 0.39
61,9331£% 0.24
6.616,91%0,96
10.885,00%0,67
13.872,25%-0,67
2909349฿%-4.02343
02:00
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Özgür Özel ve yönetiminin mahkeme kararıyla ihtiyati tedbirle görevden uzaklaştırılması kapsamında yapılan “mazbataların geçerli olduğunun ve seçilenlerin görevine devam ettiğinin tespitine karar verilmesi” yönündeki başvuruyu reddetmişti. Yüksek Seçim Kurulu, söz konusu ret kararının hukuki gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.
“Seçim Kurullarının Görevi Organ Seçimleriyle Sınırlıdır”
Kararın gerekçesinde, siyasi partilerin seçimli kongrelerinde ilçe seçim kurullarının gözetim ve denetim görevinin yalnızca seçime geçişle başladığı; seçimlerin tutanağa bağlanması ve yapılan itirazların kesin karara bağlanmasıyla da sona erdiği vurgulandı. Siyasi parti kongrelerinde yapılan organ seçimleri konusu dışında kalan; gündem maddeleri, alınan kararlar ve kongrenin iptali istemli taleplerin seçim kurullarının görevi dışında olduğuna işaret edildi.
“Maddi Hukuk İddialarını İnceleme Yetkimiz Yok”
Gerekçede, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunularak şu değerlendirmelere yer verildi:
Seçim hakiminin yetkisi; seçim günü ve devamındaki oylamaların usulünce yapılıp yapılmadığı ile tutanakların mevzuata uygun tutulup tutulmadığı gibi seçim hukuku kapsamındaki usulsüzlükleri incelemekten ibarettir.
Siyasi Partiler Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümleri çerçevesinde, maddi hukuk anlamındaki delillerin değerlendirilmesini gerektiren iddiaların tespitine yönelik olarak seçim kurullarının herhangi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır.
“YSK, Hukuk Mahkemelerinin Temyiz Merci Değildir”
Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca bölge adliye mahkemelerinin verdiği kararların inceleme ve temyiz merciinin Yargıtay olduğu net bir dille belirtildi. Yüksek Seçim Kurulunun, hukuk mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığının her türlü izahtan vareste olduğu ifade edilerek şu hususlara dikkat çekildi:
“Tam kanunsuzluk iddiaları ile Kurulumuza gelen taleplerin, Kurulumuzca ‘tam kanunsuzluk’ yoluyla yapılan incelemeleri, il ve ilçe seçim kurulları tarafından alınan kararların denetimiyle sınırlı olup, başvuran tarafından bu denetim yolu kullanılarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21 Mayıs tarihli ve 2026/32 esas, 2026/658 karar sayılı kararının denetlenmesinin istenildiği, oysa bu kararın temyiz mercisinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır. Zira, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararından devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır.”
“Adli Yargı Kararları Yetki Gaspı Olarak Değerlendirilmedi”
YSK ve seçim kurullarının yönetim ve denetim faaliyetlerinin “seçim öncesi”, “seçim günü” ve “seçim sonrası” olmak üzere üç safhaya ayrıldığı hatırlatılan kararda, seçim kurullarının siyasi parti kongrelerinde genel seçimlerden farklı olarak sınırlı bir yetki kullandığı belirtildi.
Kongrelerde esas itibarıyla seçim günü ve sonrasına ilişkin işlemler üzerinde sınırlı bir denetim yapıldığı, seçim öncesine yönelik işlemler bakımından ise seçim kurullarının bir yetkisinin bulunmadığı aktarıldı. Bu doğrultuda, seçim öncesine ilişkin işlemler hakkında adli yargı mercilerince Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanarak verilen kararlar, Anayasanın 138’inci maddesi uyarınca “yetki gaspı” olarak değerlendirilmedi.
HABER MERKEZİ

KILIÇDAROĞLU’NUN PROGRAMI NETLEŞTİ: BAYRAMIN İKİNCİ GÜNÜ GENEL MERKEZDE BAYRAMLAŞACAK
1
ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÜMİT ÖZDAĞ ANKARA’DA GÖZALTINA ALINDI
2
TBMM’YE CHP’Lİ İSİMLER HAKKINDA DOKUNULMAZLIK DOSYALARI SEVK EDİLDİ
3
MHP’Lİ MUSTAFA KALAYCI’DAN EKONOMİ VE TARIMDA KRİTİK HAMLE ÇAĞRISI
4
ÜMİT ÖZDAĞ HAKKINDA CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET SUÇUNDAN SORUŞTURMA
5
İBRAHİM EROL’DAN METİN KIRATLI’YA ZİYARET